12 Ekim 2022 Çarşamba

14 Haziran 2022 Salı


 

 

ALİ VE CAN DOSTU

 

Kış mevsiminin bittiği rengârenk çiçeklerin açtığı bir ilkbahar günüydü. Uyuyan doğa uyanmış, tüm canlılara gülümseyerekmerhaba’ diyordu. Baharın coşkusu göğsümü yaşam sevinciyle dolduruyordu. Doğadaki kuşların sesi, çiçeklerin kokusu ve masmavi gökyüzü insanın başını döndürüyordu. Demek ki umut    etmek böyle bir şeydi. Penceremden içeriye sızan güneş ışığıyla ve mutfaktan gelen mis gibi omlet kokusuyla erkenden uyandım. Annemin benim için hazırladığı kahvaltıyı hızlıca yapıp  okul yoluna koyuldum.

Okul yolunda birlikte zaman geçirmekten hoşlandığım arkadaşım Arda ile karşılaştım. Her gün yaptığımız gibi sohbet ederek ilerliyorduk. Futbol maçında Fırat’ın bu sefer nasıl kaybedeceğini düşünüp kahkahalarla yolumuza devam ediyorduk. Öğleden sonra maç yapacak olmamız ikimizi de çok heyecanlandırıyordu. Sınıfa girdiğimizde herkes aynı heyecanla öğleden sonraki maçı konuşuyordu. İlk ders zilinden sonra zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık Nihayet beklenen an gelmişti hepimiz büyük bir coşkuyla formalarımızı giyiyorduk. Ayakkabımın bağcıklarını bağlamak için eğildiğimde yer ayaklarımın altından kayıyordu sanki. Doğrulmak istedim ancak bacaklarımın zangır zangır titrediğini, nefesimin kesildiğini ve kalbimin yerinden çıkacakmışçasına hızlıca attığını hissettim. Hayır hayır bu gerçek olamaz! Bu duyguları daha önceden de yaşamıştım. Bir anda kendimi iki yıl önceki yaşadığım korkunun  içinde buldum. Yine o gün yer ayaklarımın altından bu şekilde kaymış, yatağım beşik gibi sallanmış, odamdaki eşyalar sanki canlanmış gibi yer değiştirmiş ve her yer karanlığa boğulmuştu. Tüm vücudumdan soğuk terler boşalıyor, anneme seslenmek istiyordum ama sesim çıkmıyordu.       Karanlıkla birlikte sesler ve çığlıklar kulaklarımı delercesine yükselmişti. Tüm bu yaşananlar sihirli iki elin beni sarıp sarmalamasıyla yerini sakinliğe bıraktı.

Kendime geldiğimde öğretmenime sıkıca sarıldığımı fark ettim. Yer ne zaman sarsılsa kendimi bu duygular içerisinde buluyor, üstelik kendi duygularımdan korkuyordum. Başımı kaldırıp öğretmenimle göz göze geldiğimde öğretmenim de yaşadığım korkunun ne kadar büyük olduğunu anlamıştı. Öğretmenim bana tekrar sarılarak daha önce böyle bir olay  yaşayıp yaşamadığımı sordu. Ben de iki yıl önce hala zaman zaman etkisinden kurtulamadığım o anı anlattım. O günden beri artık yalnız kalmaktan, yüksek sesten ve karanlıktan korkuyordum. Bendeki bu duyguların ne kadar güçlü olduğunu bugün yaşadıklarımdan sonra bir kez daha anladım. Bu zamana kadar hiç dışa vurmadığım bu duygularımı öğretmenimle paylaşmam beni biraz da olsa rahatlatmıştı. Tüm bu yaşananların ardından öğretmenim ve arkadaşlarımla birlikte o ortamdan ayrılarak okulun güvenli alanı olan bahçeye çıktık.

Bahçeye çıktığımda kalabalığın içinde annemi görünce koşarak boynuna sarıldım ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Bu durumu gören öğretmenim anneme yaşadığımız bu olayı anlattı. Annem bendeki bu korkunun aslında hiç bitmediğini fark etti.


Annemle birlikte konuşarak evimize doğru ilerlerken kuzenim  Suat abiyle karşılaştık. Bu karşılaşma beni çok mutlu etmişti. Suat abi çok iyi bir nefes terapistidir. Suat abiyi ailenin diğer çocukları gibi çok seviyor olmamı; onun hafta sonları çocuklarla eğitici atölyelerde çeşitli etkinlikler yapıyor olmasına bağladım bir an. Bu etkinliklerde çocuklarla çok güzel oyunlar oynar, komik hikayeler anlatırdı. Beni o gün endişeli görünce neyim olduğunu sordu. Ben de okulda yaşadıklarımı ona anlattım. Suat abi bir an duraksadı, daha sonra Ali’ciğim biliyor musun, ben de daha önce böyle bir olay yaşamıştım. Seni çok iyi anlıyorum dedi. Ardından bana bir  oyun oynamayı teklif etti. Bu teklif karşısında çok heyecanlanmıştım çünkü onunla değişik oyunlar oynamak çok eğlenceliydi. Dik oturup gözlerimi kapatmamı, burnumdan derin  bir nefes alıp ciğerlerimi hava ile doldurup bu nefesi yavaş yavaş geri vererek kendimi en mutlu hissettiğim anı hayal etmemi istedi. Bu oyuna kendimi iyi hissedene kadar devam edebileceğimi söyledi. Evet  bu oyun hoşuma gitmişti. Bu arada sokağın başında duran Suat abinin köpeği Pati ağzında oyuncağıyla koşarak yanımıza geldi. Pati bizim mahallenin maskotuydu. Suat abi, bembeyaz pamuk gibi tüyleri olan, her anını paylaştığı güzel bir oyun arkadaşına sahip olduğu için çok şanslıydı.

Akşam yemeğinde bugün yaşananlarla ilgili sohbet ederken annem de Pati gibi bir köpek alabileceğimizi söyledi. Bu fikri duyunca çığlık atarak annemin boynuna sarıldım. Artık benim de Suat abi gibi her anımı beraber geçireceğim bir arkadaşım olacaktı. Artık korkularımı, kaygılarımı, endişelerimi rahatça paylaşabileceğim bir can dostum vardı.


 

16 Mayıs 2022 Pazartesi

DAHA ÇOK OKUYALIM DİYE KİTAP HEDİYELERİMİZ

 

https://www.jigsawplanet.com/?rc=play&pid=19d2acc0c800
DÜNYA SU GÜNÜ İÇİN ÖĞRENCİLERE YAPTIRDIĞI PUZZLE



 

 'toonytool ' web sitesi ile karikatür denemeleri

bibliyogterapi nedir?